Final Türk Dış Politikası 1 Final Ders Notu


Editör

Administrator
Yönetici
TÜRK DIŞ POLİTİKASI

ÜNİTE – 5 DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİ TÜRK DIŞ POLİTİKASI (1950 – 1960)

  • Türkiye, yalnızca II. Dünya Savaşı boyunca tarafsızlık politikası izleyebilmiştir. Bu dönem haricinde, uluslararası çıkarları dâhilinde hep bir ittifak arayışı içinde olmuş ve uluslararası politikasını “yalnız kalmama” stratejisi üzerine şekillendirmiştir.
  • Truman Doktrini: ABD tarafından komünizm tehdidi altında görülen ülkelere mali ve askeri yardım sağlamak üzere; ABD Başkanı H. Truman tarafından 1947 yılında hazırlanmış bir plandı.
  • Marshall Planı: Truman Doktrini 1948 – 1951 yılları arasında “Marshall Planı” adı altında bir yardım programı ile uygulamaya sokulmuştur. Aralarında Türkiye ve Yunanistan’ın da bulunduğu 16 ülke bu plan çerçevesinde ABD’den ekonomik kalkınma desteği almıştır.
  • Soğuk Savaş Dönemi: 1945 – 1990 yılları arasındaki dönem dünyada Soğuk Savaş dönemi olarak bilinir. ABD ile SSCB arasındaki mücadele, bloklaşma ve iki kutuplulukla sonuçlanmıştır.
  • Tarafsızlık Politikası: Bir devletin iki ya da daha çok devlet arasında çıkmış olan bir savaşta kendisini fiili ve hukuki bakımlardan savaş dışında tutma politikasıdır.
  • Türkiye – ABD ilişkilerinin, yeniden şekillenen uluslararası güç dengeleri ve SSCB’nin Türkiye üzerindeki baskıları üzerinden geliştiği söylenebilir.
  • Bloklaşma: Genelde rakip iki devlet arasında diğer devletlerin taraf tutarak dış politika tercihlerini seçtikleri tarafa göre belirlemesidir. Batı Bloku; ABD, Doğu Bloku ise SSCB önderliğinde kurulmuştur.
  • NATO (Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü): Şubat 1949’da Washington Anlaşması ile kurulmuştur. Türkiye ve Yunanistan, 1952’de bu teşkilata üye olmuştur. Demokrasi, bireysel özgürlük ve hukukun üstünlüğü; bu teşkilatın temel ilkeleri arasındadır.
  • Kore Savaşı (1950 – 1953): II. Dünya Savaşı sonrası Kore’nin ikiye bölünmesiyle Kuzey ve Güney Kore arasında patlak veren ve Temmuz 1953’te ateşkes sağlanması ve her iki devletin 38. paralel boyunca ayrı kalmasıyla sonuçlanan savaştır. ABD, Güney Kore’yi, SSCB ise Kuzey Kore’yi desteklemiştir. Türkiye, ABD’nin yanında olmuş ve NATO’ya üye olmasında etkili olmuştur.
  • Dwight D. Eisenhower: 1953 – 61 yılları arasında ABD Başkanı olarak görev yapan devlet adamıdır.
  • Sputnik: 1957 yılında SSCB tarafından uzaya gönderilen insansız ilk hava aracıdır.
  • Karşılıklı Güvenliğe İlişkin Anlaşma: 7 Ocak 1952’de ABD ile Türkiye arasında imzalanan güvenliğe ilişkin anlaşma; her iki ülke arasındaki ilişkilerin ana hatlarını belirlemiştir. NATO Kuvvetler Statüsü Anlaşması, Askeri Tesisler Anlaşması diğer anlaşmalardır.
  • Savaş Dışı Kalma: Türkiye’nin II. Dünya Savaşı süresince izlediği politikadır.
  • Türk – Amerikan Güvenlik ve İşbirliği Anlaşması: 5 Mart 1959’da ABD ile Türkiye arasında imzalanmıştır. ABD, Türkiye’ye yapılacak olası bir saldırıda askeri müdahalede bulunacağını bildirerek, SSCB’nin baskısına yönelik bir girişimde bulunmuştur.
  • Kominform: SSCB lideri Stalin’in 1947 yılında Marshall Planına alternatif olarak oluşturduğu Yugoslavya, Romanya, Bulgaristan gibi ülkeleri içine alan bir girişimdir.
  • J.B. Tito: Yugoslavya’da devlet başkanlığında bulunan kişidir ve SSCB ile arası açıldığında, Kominform’dan ayrılmıştır.
  • Balkan Paktı: 28 Şubat 1953’te, Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya arasındaki anlaşmadır. Bu anlaşma ile Türkiye, Batı sınırını güvence altında tutmuştur.
  • Stoica Planı: Romanya Başkanı Chivu Stoica, 1957 yılında “Stoica Planı” adı verilen bir teklifle, Türkiye, Yunanistan, Arnavutluk, Bulgaristan ve Yugoslavya’yı kapsayan ülkelere ekonomik ve kültürel işbirliği teklifi götürmüş, Türkiye tarafından reddedilmiştir.
  • Bağdat Paktı: 24 Şubat 1955’te Irak ve Türkiye arasında imzalanmış, İngiltere 4 Nisan’da, Pakistan 23 Eylül’de, İran ise 3 Kasım 1955’te bu pakta dâhil olmuştur. Bu anlaşma ile Türkiye, doğu sınırını güvence altına almıştır.
  • Süveyş Krizi: Mısır’ın 26 Temmuz 1956’da Süveyş Kanalını millileştirdiğini ilan etmesi durumu bir krize dönüşmüştür. İngiltere, Fransa ve İsrail, 29 Ekim 1956’da kanalı ele geçirmek üzere Mısır’a askeri bir müdahalede bulunmuş ve kanalın iki tarafını işgal etmiştir.
  • Eisenhower Doktrini: 5 Ocak 1957’de açıklanan bu doktrin, komünist tehdide karşı direnmek için yardıma muhtaç olan Ortadoğu ülkelerine askeri ve ekonomik yardım sözü veren ABD’nin bölgede Fransa ve İngiltere’nin yerini alma esasına dayanmaktaydı.
  • Türkiye, Balkanlara yönelik dış politikasını “blok siyaseti” içinde yürüttüğü için komünist/sosyalist rejimlerden gelen tekliflere genelde sıcak bakmamıştır.
  • Suriye Krizi: Suriye’nin 1957 – 58 döneminde SSCB ile yakınlaşması, Türkiye’yi bir güvenlik endişesine sürüklemiştir. Bu durum, Türkiye’nin Suriye sınırında asker sayısını arttırmasına sebep olurken Suriye de Türkiye’nin kendisine karşı düşmanca bir tavır içinde olduğunu iddia etmiştir.
  • Enosis: Yunanca “birleşme” anlamındadır. Kıbrıs sorununa ilişkin olarak adanın Yunanistan ile birleştirilmesi (ilhak) politikasıdır.
  • Londra Konferansı: 1955 yılında Kıbrıs sorununa çözüm bulmak amacıyla yapılmıştır. Ancak sonuç alınamamış, Kıbrıs’taki durum daha da karışmış, gerilim giderek artmıştır.
  • 27 Mayıs Askeri Darbesi: Türkiye ile AET arasındaki müzakerelerin süresiz olarak durmasına neden olmuş ve DP iktidardan uzaklaştırılmıştır.
  • Zürih Anlaşması: Türkiye ile Yunanistan 1955’te bir araya gelerek Kıbrıs’ın statüsünü belirlediler. Buna göre; Yunanistan, Türkiye ile İngiltere’nin garantörlüğünde bir Kıbrıs Cumhuriyeti kurulacak, İngiltere, adanın tümündeki egemenlik haklarından vazgeçecek ve buna karşılık İngiltere’ye iki üs verilecekti.
  • Lefkoşa Anlaşması: 16 Ağustos 1960’ta imzalanmış, Kıbrıs Cumhuriyeti resmen kurulmuştu.
  • Taksim: Kıbrıs sorununa ilişkin Yunanlıların “enosis” talebine karşılık adanın Türk ve Yunan tarafları arasında bölüştürülmesi tezidir.
  • Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET): 27 Mart 1957’de Roman Anlaşması ile Belçika, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda ve Lüksemburg tarafından kurulmuştur. 27 Mayıs 1960 darbesi dolayısıyla 12 Eylül 1963’te imza, 1 Aralık 1964’te yürürlükte olmak kaydıyla ortaklık anlaşması ancak imzalanabilmiştir.
  • Türkiye ve Yunanistan’ın AET’ye başvuru tarihi; 31 Temmuz 1959.
  • DP Dönemi Türkiye Dış Politikası;
  • ABD ve NATO eksenli bir dış politika izlenmiştir.
  • SSCB ile yakın ilişkiler kurmaktan uzak durulmuştur.
  • Yürütülen dış politika daha çok güvenlik merkezlidir.
  • Çoğu zaman tarafsızlık siyaseti yürütülmüştür.
  • Türkiye 25 Ekim 1959’da Jüpiter adı verilen füzelerin ABD’nin İzmir – Çiğli üssüne konuşlandırılmasını kabul eden anlaşmayı imzalamıştır.

  • ÜNİTE – 6 1960 – 1970 DÖNEMİ TÜRK DIŞ POLİTİKASI
  • Türkiye açısından dönemin dış politikasının genel hatlarını çizmek gerekirse; bu dönemde Batı karşısında göreli bir özerklik sağlanmış olsa bile II. Dünya Savaşı sonrası çizilen dış politika çizgisi temelde bir değişime uğramamıştır. Bunun temel nedeni; ekonomik ve askeri ihtiyaçlar konusunda hâlâ Batı’ya gereksinim duyulması ve kuzeyde SSCB tehdidinin sürüyor olmasıdır.
  • Türkiye, 1960 sonrası dönemde dış politikada reel politikayı daha çok dikkate alıp tamamen ideolojik davranmak yerine çok yönlü bir politika izleyeceğinin sinyallerini vermiştir. Bu durum yalnızca Türkiye için geçerli değildir.
  • 1960 – 70 Dönemi: Uluslararası ortamda bazı değişikliklerin meydana geldiği ve güç dengelerinin yeniden hareketlenmeye başladığı bir dönemdir. “Yumuşama Dönemi" olarak da bilinir.
  • Küba Krizi: 1959’de Küba’da, Komünist Devrim’in ardından ABD ile ilişkiler bozulmuş, SSCB ile yakınlaşma olmuştur. Buna karşılık ABD, 1961 yılında başkan C.F. Kennedy zamanında Küba’ya başarısız bir askeri çıkarma yapmıştır (Domuzla Körfezi Çıkarması) ve bu olaydan sonra ABD ile Küba arası iyice gerilmiştir.
  • Esnek Karşılık Doktrini: 1960’lardan itibaren NATO’nun askeri strateji olarak kabul ettiği, karşı taraftan gelecek bir saldırının niteliğine uygun olarak karşılık verilmesi stratejisidir.
  • Vietnam Savaşı: ABD’nin SSCB karşısında üstünlüğünü yitirdiği savaştır. ABD, ekonomik olarak büyük zarar görmüş, uluslararası alanda güveni sarsılmıştır.
  • Bağlantısızlar Hareketi: Bloklar arasındaki güç dengesinin dönüşümü bir başka taraftan bağlantısızlık hareketi başlatmış ve bu durumdan yararlanan birçok eski sömürge ülkesi uluslararası sisteme bir üçüncü güç olarak çıkmıştır.
  • Konvansiyonel Savaş: Nükleer olmayan silahlarla yapılan savaştır. Temel mantık; topyekûn yok etmekten ziyade caydırıcı olmaktır.
  • 1960 – 70 ‘li yıllarda Türkiye – ABD ilişkilerinde, Küba Krizi ve Kıbrıs meselesi önem arz etmiştir.
  • ABD askerlerinin üslerden aldığı gümrüksüz, yani vergisiz malları, Türklere belirli kârlar ile satmaları ve bunun yeni bir kaçak piyasa oluşturması, üslerde çalışan Türk personelin ayrımcılıkla karşılaşması, Amerikan askerine karşı bir tepkiye dönüşmesi sorun olmuştur.
  • Ortak Savunma İşbirliği Antlaşması:3 Temmuz 1969’da Türkiye ile ABD arasında imzalanmıştır. Türkiye’deki ABD üslerinden bir başka ülkeye düzenlenecek saldırılarda üslerin kullanımı, bu askeri mülkiyetin Türkiye’ye ait olduğunu kabul etmiştir.
  • Acheson Planı: ABD Dışişleri Bakanı olan Acheson, 9 Temmuz 1964’te bir plan sunmuş ve bu plana göre; Kıbrıs’ın Karpaz yarımadasında bir bölgenin Türkiye’ye bırakılması şartıyla adanın Yunanistan ile birleşmesi kabul edilecek ve Meis Adası, Yunanistan tarafından Türkiye’ye verilecekti. Plan, esas itibariyle Türkiye tarafından kabul edilse de Yunanistan bazı değişiklikler istemiş, adadaki Rum tarafı ise planı reddetmiştir.
  • Kıbrıs Cumhuriyeti, 1960 Anayasası ile kurulduktan sonra adadaki sorunlar sone ermemiş, Rum tarafı 1962 – 63 yılları botunca sürekli olarak anayasayı değiştirme isteğinde bulunmuştur.
  • 30 Kasım 1963’te Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios’un, yardımcısı Fevzi Küçük’e Kıbrıs Anayasası’nda istediği bazı değişiklik önerilerinin bulunduğu bir liste vermesi ve bunun Türk tarafınca yeniden reddedilmesi adada başlayacak çatışmaların fitilini ateşlemiştir.
  • 21 Aralık 1963’te iki Rum polisin iki Türk sivili öldürmesi sonucu olaylar başlamış, toplamda 60 Türk öldürüldü.
  • ABD Başkanı, 5 Haziran 1964’te Türkiye’ye gönderdiği mektubun notları;
  • Türkiye, ABD’ye danışmadan adaya yönelik bir müdahale kararı almamalı.
  • Türkiye; İngiltere ve Yunanistan ile tüm görüşme yollarını bitirmeden karar almamalı.
  • Türkiye’nin adaya müdahalesi, NATO üyesi Yunanistan’a müdahale olacağı için NATO ile karşı karşıya kalınması istenen bir durum değildir.
  • SSCB duruma dâhil olur ve Türkiye aleyhine bir harekette bulunursa, NATO, Türkiye’yi savunmayabilir.
  • Adada, BM’nin arabuluculuğuna zarar gelebilir.
  • Türkiye, ABD’den aldığı silahlar ile adaya müdahalede bulunursa önce ABD’den izin almalıdır ki ABD’nin buna müsaadesi yoktur.
  • 30 Kasım 1967’de Yunanistan, Türkiye’nin taleplerini kabul etmiştir. Bu taleplerin kabulünde ABD’nin Türkiye’ye daha yakın bir pozisyonda durmasının da etkisi vardır. Bu yakın duruş, bir yandan ABD’nin daha önceki sorunlarda çekimser bir tavır sergilemesini telafi etmek amaçlıyken diğer yandan da Türkiye ile SSCB yakınlaşmasına karşı bir önlem niteliğindedir.
  • Türkiye ile AET arasındaki ilişkilerin en sorunsuz geçtiği dönem, bazı ekonomik ve ticari kolaylıkların sağlandığı 1964 – 1972 yılları arasıdır.
  • 1972 yılından sonra Türkiye’de iç siyasal istikrarsızlıklar, dünya çapındaki petrol krizi gibi sorunlar nedeniyle iki taraf arasındaki ilişkiler sorunlu hale gelmeye başlamıştır.
  • Ankara Anlaşması: 12 Eylül 1963’te Türkiye ile AET arasında imzalanmıştır. Bu anlaşmanın amaçları; Ekonomik işbirliği, ekonomik kalkınma, gümrük birliği, ortak pazar.
  • 1960 – 1970 dönemi dış politikası; Çok yönlüdür, SSCB ile bir yakınlaşma söz konusudur, ABD ile ilişkilerde bir önceki döneme göre soğuma yaşanmıştır ve dış yardım arayışları olmuştur.
  • Türkiye ile ABD arasındaki ilişkide soğuma yaşanmasının nedenleri;
  • Kıbrıs sorununda ABD’nin takındığı tavır
  • ABD’nin Türkiye’deki Jüpiter füzelerini kaldırması
  • ABD Başkanı Johnson’un İnönü’ye gönderdiği mektup
  • ABD’nin çok taraflı kuvvet önerisine Türkiye’nin sıcak bakmaması


  • Türkiye ile SSCB’nin yakınlaşmasına neden olan sebepler;
  • Türkiye’nin tek yönlü dış politika izlemekten vazgeçmesi
  • ABD’nin Kıbrıs konusunda takındığı tavır
  • SSCB’nin, Kıbrıs’a yönelik dış politikasını değiştirmesi
  • Türkiye’nin yeni yardım arayışları
  • Nükleer güce sahip ülkelerin her birinin, diğerinin de kendisini yok edecek bir karşılık vereceğinden çekinerek, nükleer silaha dayalı bir saldırıdan korunmasına “Dehşet Dengesi” denir.
  • 1960’lardan itibaren ABD ve NATO’nun dış politikada benimsediği strateji; Esnek Karşılık Doktrinidir.
  • Küba krizi görüşmeleri sırasında bir araya gelen ABD ve SSCB liderleri; Kennedy ile Kruşçev’dir.
  • Türkiye ile SSCB arasında imzalanan “Ekonomik – Teknik İşbirliği Anlaşması” 25 Mart 1967’de imzalanmıştır.

  • ÜNİTE – 7 1970 – 1980 DÖNEMİ TÜRK DIŞ POLİTİKASI
  • 1970’li yıllar, dünyanın askeri bakımdan iki kutuplu, siyasal açıdan çok kutuplu, iktisadi açıdan ise çok karmaşık olduğu bir dönemdi.
  • Dünya; NATO, Varşova Paktı ve Bağlantısızlar Hareketi olarak ayrışmış durumdaydı.
  • Haşhaş Sorunu: ABD Nixon iktidarı sırasında uyuşturucuyla mücadeleye verdiği önemi arttırmış ve Türkiye’deki haşhaş üretiminin ABD’deki uyuşturucu sorununun temel nedenlerinden birisi olduğunu iddia etmeye başlamıştı. Bu nedenle ABD, haşhaş ekimini yasaklatmak istemiş, Türkiye ise buna yanaşmamıştır.
  • Petrol Krizi: 1973 yılında yaşanan Arap – İsrail Savaşı sonrası “Petrol Krizi” yaşanmıştır. Bu kriz sonrasında petrol fiyatları artmış, 1970 – 73 yılları arasında Türkiye’nin biriktirdiği döviz stoğunun da büyük ölçüde tükenmesine neden olmuş, ekonomik açıdan ülke büyük bir darboğaza girmiştir.
  • 93 Harbinde, Osmanlılar tarafından İngilizlere kiralanan Kıbrıs, I. Dünya Savaşı’nda İngilizler tarafından işgal edilmiş, 1950 yılında Başpiskopos II. Makarios öncülüğünde Türklerin katılmadığı bir referandum yapılmış ve ada nüfusunun %90’ı Yunanistan ile birleşmek istediğini dile getirmiştir.
  • EOKA: 1955 yılında kurulan ve Türkçesi; Kıbrıslı Savaşçıların Ulusal Örgütü olan silahlı örgüttür.
  • Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT): 1957’de Burhan Nalbantoğlu, Rauf Denktaş ve Kemal Tanrısevdi öncülüğünde kurulmuştur. Örgütlenme, eğitim ve silahlanma sürecinin tamamlanmasıyla teşkilat, Rum saldırılarına karşı hazırlıklı hale gelmiştir.
  • Kıbrıs Barış Harekâtı: Türkiye, garantörlük hakkına dayanarak 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Adası’na müdahalede bulundu. Kıbrıs Barış Harekâtı adı verilen bu mücadele çerçevesinde adaya çıkarma yapan Türkiye, iki gün süren birinci harekâtta adanın %7’sine hâkim oldu.
  • BM Güvenlik Konseyi, Kıbrıs’taki tehlikeli gidişata son vermek amacıyla 22 Temmuz 1974 günü aldığı 353 sayılı karar ile taraflara ateşkes çağrısında bulunmuş ve bu çağrısı kabul edilmiştir.
  • I. Cenevre Konferansı: Cenevre’de yayımlanan deklarasyona göre, Türk ve Rum Kesimi 1960 Anayasasının yeniden inşası konusunda mutabık kalmışlardır.
  • II. Cenevre Konferansı: Rum ve Yunan tarafı daha önce kabul ettiği şartlara uymamış, adada işgale devam etmiştir.
  • II. Kıbrıs Barış Harekâtı: 14 Şubat 1974’te yapılmıştır. 3 gün süren bu harekâtta adanın yaklaşık %37’sine hâkim olmuştur.
  • II. Barış Harekâtının en önemli sonucu; Yunanistan’ın, NATO’nun tutumunu eleştirerek NATO’nun askeri kanadından ayrılmıştır.
  • ABD, 30 Aralık 1974 tarihinde, ABD Başkanı Ford tarafından onaylanan ve Türkiye’nin Kıbrıs’ta ateşkese uymaması, adadaki asker sayısını artırması veya adaya tekrar asker çıkarması durumunda 5 Şubat 1975 tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilen bir metinle Türkiye’ye ambargo uygulamıştır.
  • Rogers Planı: Türkiye üzerine yoğun baskı, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesinin hemen ardından “Rogers Planı” olarak da bilinen girişimle, Türkiye, Yunanistan’ın NATO Askeri kanadına geri dönmesini kabul etmiştir.
  • ABD Başkanı Jimmy Carter döneminde Türkiye’ye uygulanan silah ambargosu kaldırılmıştır.
  • 13 Şubat 1975 tarihinde Kıbrıs Türk Federe Devleti kurulmuştur. Devlet başkanlığına Rauf Denktaş getirilmiştir.
  • Commonwealth: İngiliz Milletler Topluluğu, İngiltere’nin eski dominyon ve sömürgeleri arasındaki ilişkiler düzeni ve bu düzeni sağlayan örgütlenmedir.
  • 1968’de Yunanistan’da darbe ile yönetimi ele geçiren Cunta yönetimi ile Batı Avrupa Ülkeleri ve AET’nin bu ülke ile ilişkileri minimum seviyeye indirilirken Türkiye ile olan ilişkiler daha iyi bir seviyeye yükselmişti. Bunun en önemli göstergesinden birisi Türkiye’nin AET ile 1971 yılında imzaladığı ve 1973 yılında yürürlüğe giren Katma Protokolün yapılmasıdır.
  • 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası Türkiye’ye uygulanan ABD ambargosuna karşılık, SSCB ile yakınlaşma olmuş ve bu durumu ABD’ye karşı uyarıcı bir unsur olarak kullanmak amacıyla geliştirmek istenilmiştir.
  • İslam Konferansı Örgütü (İKÖ): Dinsel ortaklık temeline dayanan siyasal ve ekonomik örgütün, Fas’ın başkenti Rabat’ta İslam Ülkeleri Zirve Toplantısında kurulmasına karar verilmiştir.
  • Johnson mektubu olayı, ABD ambargosu, petrol krizi süreci; Türk – Arap dünyası ilişkilerini geliştirmiştir.
  • Kıta Sahanlığı: Bir devletin kendi ülkesinde denizin altında doğal uzantısına verilen addır. Jeolojik olarak ülkeyi oluşturan kara parçasının deniz altındaki uzantısıdır. Kavram, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi çerçevesinde hukuki bir anlam kazanmıştır.
  • Kara Suları: Devlet ülkesinin bir parçası olup genişliği en fazla on iki, en az üç mil olmak üzere her devletin ulusal yasalarınca saptanmaktadır. Bir devletin kıyıları ile açık denizler arasında kalan deniz kuşağının adıdır.
  • FIR Hattı: Uçuş haber alma bölgesidir.
  • Kara suları, kıta sahanlığı, FIR hattı gibi sorunlarla Türkiye ile Yunanistan karşı karşıya gelmiştir.
  • Türkiye, Yunanistan ile Ege Denizi’nde yaşadığı sorunlar nedeniyle, 20 Temmuz 1975’te NATO’dan bağımsız Dördüncü Ordu (Ege Ordusu) adında bir ordu kurmuştur.
  • Bern Anlaşması: 11 Kasım 1976’da Yunanistan ile Türkiye arasında imzalanmıştır. İki taraf, Ege kıta sahanlığında tek tarafı gemi bulundurmayacağını kabul etmiştir.
  • Casus Belli: Uluslararası hukukta savaş sebebi olarak ifade edilen Latince kökenli deyimdir.
  • 1970 – 1980 Yılları arasında Türkiye’nin Orta Doğu politikası;
  • Filistin Kurtuluş Örgütü’nün varlığını tanımıştır
  • İslam Konferansı Teşkilatı ile daha yakın ilişkiler yürütmüştür
  • Ucuz petrol arayışına girişilmiştir
  • İsrail’in varlığının bölge ülkelerince de tanınması gerektiğini vurgulamıştır
  • Türkiye, Arap – İsrail Savaşı esnasında ABD’nin İncirlik üssünü kullanmasına izin vermemiştir.
  • Siyasi ve askeri bir örgüt olan Varşova Paktı’nın başlıca organları;
  • Siyasal Danışma Komitesi
  • Savunma Bakanları Komitesi
  • Vesayet Komitesi
  • Silahlı Kuvvetler Ortak Komutanlığı

  • ÜNİTE – 8 1980 – 1990 DÖNEMİ TÜRK DIŞ POLİTİKASI
  • 1980’e kadar “gevşek iki kutuplu” anlayışın yerine daha gerilimli politikalar görülmektedir. Bu gerilim özellikle Sovyetler Birliği’nin 24 Aralık 1979’da Afganistan’ asker göndermesi ile başlamıştır.
  • Yıldız Savaşları Projesi: Stratejik Savunma Girişimi olarak da bilinen proje, ABD’nin 1980’lerde başlattığı bir nükleer savunma programıdır.
  • Reagan Doktrini: Amaç, dünyadaki tüm anti-komünist ve anti-Sovyet hareketlerin desteklenmesidir.
  • Yeşil Kuşak Projesi: ABD’nin ortaya attığı projedir. Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan gibi ılımlı İslam ülkeleriyle işbirliği yapmak ve Sovyet yayılmacılığını durdurmak amacını taşıyan projedir.
  • Ayetullah Humeyni’nin gelmesi ile İran’da, ABD başta olmak üzere batı karşıtlığı yükselişe geçmiş, Batı da bunu “Aşırı (Radikal) İslam” olarak nitelendirmiştir.
  • Dengenin Dengeleyicisi:Çin devletinin izlediği politikadır.
  • 1980 yılında Türkiye’de dış politika alanında en önemli hususlardan birisi Kıbrıs Sorunu diğeri ise AET’ye Üyelik Başvurusu konusuydu.
  • PKK (Kürdistan İşçi Partisi): 1978 yılında kuruldu. Saldırı ve katliamları da içeren bir hazırlık sürecinin ardından 1984 yılından itibaren düzenli şekilde silahlı eylemlere yönelen örgüttür.
  • Turgut Özal; 1980 yılında, 24 Ocak Kararları olarak da bilinen ekonomik tedbirlerin mimarıdır. Amaç, ihracata dayalı yeni bir yapıya geçmek, uluslararası ekonomi ile entegre olmaktır.
  • 1980 – 1990 döneminde Türkiye – ABD ilişkilerinin öncelikle “askeri yönetim dönemi” ve “yeniden demokrasi dönemi” olarak ikiye ayırmak gerekir.
  • 1980 – 1983 yılları arasında Türkiye – ABD arasındaki sorunlar en alt düzeye inmiştir.
  • Yeni Soğuk Savaş Dönemi: 1980 yılına gelindiğinde Reagan’ın ABD Başkanı olmasıyla Yeni Soğuk Savaş Dönemi’ne girdiği kabul edilir.
  • İran – Irak Savaşı: 1980 – 1988 yılları arasında devam etmiştir. Bir milyondan fazla insan ölmüş, her iki devlet te önemli ekonomik kayıplar yaşamıştır.
  • 1990 Körfez Savaşı: Irak Devleti’nin işgal ettiği Kuveyt topraklarından çıkarmak amacıyla ABD ve müttefikleri tarafından başlatılan savaştır.
  • Türkiye, Soğuk Savaş boyunca, Sovyetlerle en uzun sınıra sahip olma ve örgüt içindeki en büyük ikinci askeri güç olma vasfıyla NATO içinde her zaman önemli bir ülke olmuştur.
  • Alan dışılık: 1980’lerde ABD tarafından ortaya atılan bir stratejidir. NATO’nun üye ülke sınırların dışına da müdahalede bulunmasının yolunu açıyordu. ABD için Afganistan’daki ve İran’daki olaylar bunun gerekliliğini ortaya koymuştur.
  • KKTC, 15 Kasım 1983’te kurulmuştur.
  • 12 Eylül Darbesi’nin bir başka sonucu; Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika gibi ülkelerin, Türk vatandaşlarına vize uygulamaya başlamıştır.
  • 1980 – 1990 döneminde Kıbrıs konusunda yaşanan en önemli olay kuşkusuz KKTC’nin kurulması olmuştur.
  • İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu ve lideri; Ayetullah Humeyni’dir (1902 – 1989).
  • Su Sorunu: Fırat ve Dicle nehirlerinin suları Türkiye, Suriye ve Irak devletleri arasında sorunlara yol açmıştır.
  • Sınır ve Kıyı Ticareti Anlaşması: Türkiye ile SSCB arasında 1989 yılında imzalanan anlaşmadır. İki ülke arasında gelişen bavul ticareti önemli yer tutar.
  • Bulgaristan’da yönetimi ele geçiren Todor Jivkov, ülkesi içinde yaşayan Türklere karşı Türklerin isimlerinin değiştirilmesi, ibadetlerinin engellenmesi, Türkçe konuşmanın yasaklanması gibi bir asimilasyon politikası içerisine girmiş,800 ila 2500 arasında Türk öldürülmüş, yüz binlerce Türk, Türkiye’ye göç etmek zorunda kalmıştır.
  • ABD, IMF, NATO ve BM; Türk dış politikasını belirlemede etkili olan güçlerin başında gelir.
  • Türkiye – Suriye İlişkileri: Suriye, 1980’den sonra su sorunu konusunda Türkiye’ye karşı PKK terörünü ve Hatay konusunu sürekli kullanmıştır.
  • İran – Irak Savaşı sonunda PKK, savaşın yarattığı otorite boşluğundan yararlanmış ve bölgede güçlenmiştir.
  • Türkiye’nin 1987’de AT’ye başvurusunun reddedilmesi nedenleri;
  • Ekonomik yetersizlik
  • İnsan hakları ve demokrasideki eksiklik
  • Azınlıklar konusundaki sorunlar
  • AT’nin Türkiye’yi Avrupa’nın bir parçası olarak görmemesi
  • 1980’lerde siyasi kutuplar arası gerginlik nedenleri; Yeşil Kuşak Projesi, Reagan Doktrini, Petrol Krizi, Stratejik Savunma Girişimi.
  • İran – Irak savaşında Türkiye’nin, İran’dan iki önemli isteği olmuştur.
  • Ticaret yollarının açık olması ve Türk mallarının güvenli geçişinin sağlanması
  • PKK’ya herhangi bir destek sağlamaması
  • 1980 – 1990 döneminde ABD – Türkiye ilişkilerinin en gerilimli alanı Ermeni Soykırımı tartışmasıdır.
  • BM Güvenlik Konseyi, KKTC’nin bağımsızlık ilanını geçersiz saymıştır.
  • ABD, Sovyetler Birliği ile Doğu Avrupa’da bulunan orta menzilli füzelerin kaldırılmasına ilişkin INF Antlaşmasını imzalamıştır.
  • İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) ile ilişkilerinin gelişmesi için Türkiye, 1984 yılında Cumhurbaşkanlığı düzeyinde İKÖ içinde temsil edilmiştir.
 
Üst