Vize Aile Eğitimi (1-3.Ünite) Ders Notları


AÖF Kurdu

Moderator
AİLE EĞİTİMİNİN TANIMI

Bilindiği gibi kültür insanın kalıtsal miras olarak getirmediği, doğum sonrası onun elinden ve emeğinden
çıkan, alın teri ve göz nuru dökerek ürettiği her şeydir. Maddi ve manevi boyutuyla bakıldığında, tutumlar ve davranış biçimleri de bu kategoridendir. Gelişimin temel ilkelerinden birisi de işte bu kültürün
benimsenmesi, ona katkı sağlanması ve yeni kuşaklara aktarılmasıdır. Bu sürecin temel taşıyıcısı eğitimdir.
Aile ortamlarındaki doğal diyaloglar düşünüldüğünde dile de büyük bir anlam yüklenmektedir. Bireyin
kültürlenmesi ve sosyalleştirilmesi gerekir. Tarım toplumundan sanayi toplumuna ve sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş süreçlerinde birey ve tolumsal olarak eğitime olan talep ve beklentiler de çoğalmıştır. Çünkü değişen ve tekamül eden toplumsal ve bireysel ihtiyaçların karşılanmasını sağlayacak yeni kuşakların yetiştirilmesi gerekir.

Aile eğitimi; katılımcıları bir ailenin üyesi olarak ve aile içerisinde üstlenilen rolleri açısından eğitim sürecinin katılımcı yürütücüleri arasında yerlerini alırlar. Aile eğitimi, ailelerin ve aileyi oluşturan bireylerin, yaşam boyu değişen rollerine, ilgilerine, gelişim görevlerine uyum sağlamalarını kolaylaştırmaya, psikolojik
sağlıklarını desteklemeye ve güçlendirmeye, aile içinde üstlendikleri rollerle ilgili becerilerini ve bilgilerini geliştirmeye, ev içindeki ilişki yapısını güçlendirmeye, yaşantı kalitesini geliştirmeye ve zenginleştirmeye, bireylerin, eşlerin ve ailenin var olan potansiyellerini kullanabilmeleri konusunda onları cesaretlendirmeye odaklanmış, çoğunlukla örgün eğitim sisteminin dışında gerçekleştirilen, yetişkin eğitimi niteliğindeki, iş
birliğine dayalı, önleyici ve performans arttırma temelli eğitimlerdir.

Aile yaşantısını daha kaliteli hâle getirebilmek için tekamül adına gelişime odaklanan önleyici ve bilgilendirici bir eğitim çalışmasında göz önünde tutulması gereken temel ilke ve tutumlar; eşitlik, aile gücüne odaklanma ve aile değerlerine saygı olarak adlandırılabilir.

Çocuğun çevresini fark etmeye başlamasıyla beraber taklit, model alma, deneme-yanılma gibi yaklaşımlarla çok önemli ve temel davranış kalıplarını aile ortamında kazanırlar.


AİLE EĞİTİMİNİN ÖNEMİ
Ailelere çocuk gelişimiyle ilgili mutlaka doyurucu bilgilendirmelerin yapılması gerekir. Ayrıca ailelere evde
çocuklarıyla birlikte yapmaları gereken faaliyet ve etkinlikler konusunda da eğitici faaliyetlere ihtiyaç vardır. Böylece bu konuda farkındalık düzeyleri yükselen ebeveynler şüphesiz çocuklarının sağlıklı gelişimine daha fazla katkı sağlayacaklardır. Aileler çocuklarının yeteneklerinin geliştirilmesinde duyuşsal alan öğrenmeleri gerçekleştirmelerinde, ve geliştirecekleri anlayışlar üzerinde sürekli bir etkiye sahiptirler. Bu nedenle çocuk gelişimi ve eğitimindeki etkililiklerini daha verimli bir şekilde kullanmak çok önemlidir.

Fuller’e (1998) göre okul, aile iş birliği ile sağlanacak fayda etkili bir eğitim için önemlidir. Bu iş birliği ile elde edilebilecek faydalar şu şekilde sıralanmıştır:
Ø İş birliği, uygulanan eğitim programı ile evde yapılacak faaliyetler arasında uyum sağlar.
Ø Ailelerin ev çevrelerindeki yeteneklerinin geliştirmesine yardımcı olur.


Aile eğitimi; yeterli bilgi ve becerilere sahip öğretmen, psikolojik danışman, psikolog veya sosyal çalışmacılar tarafından gerçekleştirilmektedir.
Ø Ailelere evde çocuğa yönelik yapabileceği faaliyetler hakkında fikir verir.
Ø İş birliği, ailelerin çocuklarının eğitimine katılımlarındaki korkularını yenmelerine yardımcı olur.
Ø Ailelerle okul personelinin resmî olmayan ortamlarda birlikte hareket etmelerini sağlar
Eliason ve Jeking’e (2003) göre; aile katılımının özellikle çocuklarda okuma alışkanlıklarını artırma, okul hakkında daha olumlu bir tutuma sahip olma, okula devam konusunda daha hassas davranma, ev ödevlerini zamanla alışkanlık hâline getirme ve kendilerini ailenin önemli bir parçası olduğunun farkına varma gibi yararlar sağladığını vurgulamıştır.

Aile eğitimi programlarında katılımcılara;
Ø Ailede birlikte yaşam eğitimi,
Ø Çocuk hastalıkları ve tedavileri, çocuklarda görülebilecek fiziksel hastalık veya herhangi bir ağrı
türünün önemini anlama, çocuklara tuvalet eğitimi, çocukların gıda ve beslenme ihtiyaçları, dengeli beslenme kuralları, çocuklarda gelişimin takip edilmesi,
Ø Ergenlik döneminde kızlarda yapılması gereken bireysel sağlık bakımları, ergenlik döneminde bireylerde görülen fiziksel, zihinsel ve duygusal değişimler ve uyum süreçleri, genç kızlarda
menstruasyon (adet görme) konusunda bilinmesi gerekenler, bu dönemde görülen fiziksel ve ruhsal değişiklikler, mensturasyon düzeninin kontrol edilmesi, menstürasyon döneminde sıkça rastlanan
karın ağrıları, her ay yapılması gereken göğüs kontrolleri, herhangi bir kişi tarafından yapılan taciz veya şiddet uygulanması durumunda utangaçlık veya korku nedeniyle durumu gizlememe,


aile eğitimi doğrudan aile üyelerini hedef alan, aileyi ve aile yaşantısını ilgilendiren konulardaki eğitimlerle ilgilenir.
Ø Erkek ergenlere alkol, madde ya da sigara kullanmanın sağlık için ciddi zararları olduğunu öğretme, erkek ergenlere kadınlara karşı saygılı olmayı ve değer vermeyi öğretme,
Ø Evlilik ve çocuk evlilikleri üzerine tartışma, evlilik tanımı, evlilik şartları, yaş, rıza,
Ø Eşlerin birlikte yaşamaları için geliştirmesi gereken düşünceler, çeyiz çeyizlik, nikâh, sağlığın korunması için evliliğin uygun zamanının ve çocuk yapmak için uygun yaşın tartışılması;
Ø Yüksek anne ölüm oranları,
Ø Kadınların fiziksel ve ruhsal gelişimlerini tamamlamalarında yaşanan sorunlar,
Ø Gebelik oranlarının yüksekliği, çocuk evliliklerinin ardındaki nedenler, bu konu hakkındaki bilgi eksikliği,
Ø Toplumsal gelenekler ve yasalar hakkında bilgisizlik,
Ø Diğer cehalet ve batıl inanışlar,
Ø Çocuk evliliklerini önleme yolları, bu konuda insanları bilinçlendirme;
Ø Kadınlarda okur/yazarlığın artırılması,
Ø Çocuk evlilikleri önleme yasaları hakkında bilinçlendirilmesi,
Ø Yoksulluğun azaltılması,
Ø Üreme sistemi,
Ø Kadın-erkek üreme sistemi organlarını tanıma, üreme sistemi fonksiyonları, gebelik, gebeliğin arkasındaki nedenler, doğum öncesi ve sonrası oluşabilecek istenmeyen durumlar ve çözüm yolları,
Ø Hastalığı önlemede aşı/aşılama;


Ø Hastalık isimleri, koruyucu aşılama/bağışıklama, aşı merkezleri,
Ø Nüfus sorunu ve aile planlaması, nüfusun durumu, problemler, sorunların olası çözüm önlemleri,
Ø Kadınların eğitimi ve gerekliliği, kadının toplumdaki konumu, kadının eğitiminin temel amacı, örgün ve yaygın eğitim,
Ø Kadın eğitiminin gerekliliği, kadınlarda bilinç oluşturmak, kendine güven, beceri, gelir kazanç yolları ve geliştirilmiş yaşam tarzı için sosyal haklar gibi konularda bilgilendirme yapılmaktadır.


AİLE EĞİTİMİNİN AMACI
Aile eğitimi, anne ve babaların çocuklarının eğitimlerinde katılımcı görevler üstlenerek kendi ideal veya ideale yakın rollerinin; çocukların ilgilerinin ve yeteneklerinin farkına varılmasında ve o yeteneklerin
geliştirilmesini sağlar.

Öğrenciyi yetiştirirken okulda kazandırılan özelliklerin okul dışı ortamlarda da desteklenmesi, pekiştirilmesi, bilginin davranış haline gelmesi, bozucu etkinin en aza indirilmesi, öğrencinin sağlıklı, tutarlı ve devamlı
gelişimi için, ailelerinde okulla birlikte aynı anlayışa sahip olması sağlanmalıdır.

Eğitim, anne kucağında ve dizinde başlar; her söylenen sözcük ve ortaya konulan tutum ve davranış, çocuğun kişiliğinin inşasında yer alan bir tuğla gibidir.
Ana-baba, çocuğun en uzun süre ve en yakın etkileşimde bulunduğu kişilerdir. Özellikle anneler çocukların eğitiminde son derece etkilidirler.


AİLE EĞİTİMİNİN GEREKLİLİĞİ
Aile merkezli eğitim ve öğretim, çocukların ve ailenin ihtiyaçlarına odaklanır. Aile merkezli öğretim ve
öğrenmede aile, çocukların ihtiyaçlarının karşılanmasında büyük sorumluluğa sahiptir. Çocuğun eğitimi ve gelişimi ailede başlar. Bu nedenle aile çocuğun gelişimini olumlu veya olumsuz yönde etkileme gücüne sahiptir.
Öğretmenler, aileler ve diğer paydaşlar ve ortaklar açısından yapılmak istenen şey; başarısızlığı azaltmak başarıyı artırmaktır. Diğer yandan aile çocuklara yardım etmede ilk adres olmalıdır. Çocuğu en iyi tanıyan aile olduğu için en sağlıklı bilgi, çocuğun ailesinden alınabilir. Öğretmen, aile ile iletişime geçerse çocuk hakkında doğru kararlar verebilir. Aksi takdirde doğru kararlar verebilmesi zorlaşacak ve belki de
imkânsızlaşacaktır.


1) Aşağıda verilenlerden hangisi aile kavramını en doğru şekilde açıklamaktadır?
A) Aile, ana-baba ve çocuklardan oluşan ve birbirlerine ekonomik yönden bağımlı olan bir bireylerin oluşturduğu bir sistemdir.
B) Aile; aralarında kan bağı ve yasal yönden akrabalık ilişkileri bulunmayan, sadece duygusal bağlarla birbirine bağlı bireylerin oluşturduğu bir yapıdır.
C) Aile; aynı çatı altında yaşayan, aynı geliri paylaşan, evlenme, kan ve akrabalık bağlarıyla birbirine bağlanmış, üstlendikleri çeşitli rollerle birbirlerini etkileyen bireylerin oluşturduğu bir sosyal kurumdur.
D) Aile; bireylerin birbirlerine evlilik bağlarıyla bağlandığı, çeşitli ihtiyaçların karşılandığı, en geniş toplumsal bir birimdir.
E) Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan, yaşamsal ihtiyaçların dışında herhangi bir ortak amaçların bulunmadığı evrensel bir kurumdur.


I. Aile evrensel bir kurumdur.
II. Ailenin ortak amaçları vardır.
III.Aile toplumun temel yapı taşıdır.
IV.Ailenin kültürel değil yasal temelleri vardır.
V.Aile ortak bir konutu ve geliri paylaşır.
2) Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri, bir ailenin özelliklerinden biri değildir?
A)I, III ve V
B) II ve IV
C) Yalnız I
D) Yalnız II
E) Yalnız IV


“Aile eğitimi programları modelli yaklaşımlardır.”
3) Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
A)iş birlikli öğrenme
B) önleyici-bilgilendirici
C) probleme dayalı öğrenme
D) okulda öğrenme
E) yapılandırmacılık

4) Aşağıda verilenlerden hangisi aile eğitiminin amaçlarından biri d eğildir?
A)Okulda yapılan çalışmalar hakkında velilere bilgi vermek
B) Öğrencilerin uyum, gelişim ve problemleri, ilgi, ihtiyaç ve yetenekleri konusunda velileri bilgilendirmek
C) Velilerin eğitim etkinliklerinde her türlü desteklerini kazanmak
D) Ailenin çocuklar üzerinde kontrolünü engellemek
E) İnsan yetiştirme konusunda aydınlatmak, sorumluluk duymalarını sağlamak


5) Gelişimsel yetersizlikleri olan çocuklara yönelik aile eğitimi verirken niçin çok daha dikkatli olunmalıdır?
A) Çünkü ailelerin çoğu çocukları için en iyiyi yapmayı isterler ve bunu nasıl yapacakları konusunda bilgi ve becerileri vardır.
B) Aile eğitimleri, özel eğitim sisteminin bir parçası olduğu için, kısa süreli ve rasgele biçimde düzenlenmelidir.
C) Çünkü bu tip aileler heterojen bir grup oluştururlar.
D) Her ailenin ihtiyaçları ve tercihleri birbirine benzer özellikler taşıdığı için aile eğitimi kesinlikle bireyselleştirilmemelidir.
E) Farklı aile hizmeti türü ve düzeyi seçenekleri oluşturulmamalı çünkü bu durum gelişimsel yetersizlikleri olan çocuklara yönelik aile eğitiminde yanlış bir yöntemdir.

6) Anne-babalara çocuk gelişimi ve eğitimi ile ilgili beceriler öğretmeyi amaçlayan programlar, çocukların zihinsel davranışları ve kişilik gelişimiyle ilişkili kaç farklı aile etkeninin önemi üzerinde yoğunlaşmalıdır?
A)3
B) 2
C) 1
D) 4
E) 5


7) Öğrenci ve velilerin aktif olarak eğitimin her aşamasında yer almaları, özellikle öğrencilerin kendilerini ilgilendiren konularda katılımı eğitimin gereğidir. Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
A)öğretmen merkezli
B) okul merkezli
C) aile merkezli
D) öğrenci merkezli
E) toplum merkezli


Çocuğun çevresinin çocuğun büyüme ve gelişmesini nasıl etkilediği konusuna duyulan bu ilginin sonucu olarak erken çocukluk eğitimi programlarında bir yaklaşıma doğru bir kayma gözlenmektedir.
8) Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
A)ekolojik yaklaşımdan çocuk merkezli
B) çocuk merkezli yaklaşımdan ekolojik merkezli
C) öğretmen merkezli yaklaşımdan öğrenci merkezli
D) öğrenci merkezli bir yaklaşımdan öğretmen merkezli
E) okul merkezli bir yaklaşımdan aile merkezli


9) Çocuğun içine doğduğu aile ortamının ve sahip olduğu özelliklerin gelişimini belirlemede önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Bu nedenle çocuğun gelişim ve eğitiminde çok önemli etkileri olan aile bireylerinin çocuk gelişimi ve eğitimi konularında bilgilendirilmeleri ve öğrendiklerini davranışa
dönüştürebilmeleri için belli bir program çerçevesinde eğitilmeleri gerekmektedir. Bu programlara ne ad verilmektedir?
A)Okul-aile iş birliği programları
B) İşbirliğine dayalı eğitim programları
C) Aile etkileşimi programları
D) Bilişsel ve duygusal eğitim programları
E) Aile eğitim programları

10) Ülkemizde 0-18 yaş nüfusunun yaklaşık 27 milyona ulaşması, bu yaş grubunun toplam nüfusa oranının ise %36,4 olması, aşağıda verilenlerden hangisinin önemini daha da artırmakta ve kurumlar arası etkili bir iş birliğini zorunlu kılmaktadır?
A)Aile eğitiminin
B) Okul öncesi eğitimin
C) Ergen eğitiminin
D) Okulda öğrenme eğitiminin
E) Psikososyal eğitimin

Cevap Anahtarı 1.C, 2.E, 3.B, 4.D, 5.C, 6.A, 7.D, 8.B, 9.E, 10.A




AİLE EĞİTİMİ PROGRAMLARININ ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Anne babanın aile ortamında sosyal, psikolojik ve kültürel açılardan çocuk gelişimine etkisi büyüktür. Ebeveynlerin kişilik yapıları, eğitim durumları, meslekleri, zekâ ve farkındalık düzeyleri, bedensel ve ruhsal sağlıkları, psiko-sosyal durumları, sosyokültürel statüleri ve bu statülerin rolleri, yetişme tarzları ve kendi anne babalarından gördükleri muamele, çocuğa yaklaşım tarzları, çocuk için ayırdıkları vakit ve benzeri
durumlar, çocuğu doğrudan ve dolaylı yani çok boyutlu olarak etkilemektedir. İdeal tutum, davranış ve ideal aile ortamı çocuğun sağlıklı bedensel ve ruhsal gelişmesini temellendirecektir. Çocukların genel ve özel
durumları aileden, çevre ve toplumdan olumlu veya olumsuz etkilenecektir. Sağlıklı bireyler yetişmesi için fonksiyonel ve bilinçli ailelere ihtiyaç vardır.

Aile eğitimi, çocuğun eğitiminde ailenin sorumluluğunu ve rolünü kuvvetlendirir, çocuğun gelişimindeki ilerlemenin tekrar stratejileriyle kalıcı ve uzun vadeli olmasını sağlar ve çocuğun gelişiminin bütüncül bir yaklaşımla desteklenmesinde tamamlayıcı bir rol oynar.
Her çocuk etrafındakiler tarafından kabul edilmek ve yaptığı davranışın sonucunda onaylanmak ve ister büyük ister küçük olsun yaptığı davranışın sonucunu mutlaka görmek ister. “Aferin, bak ne kadar güzel
olmuş, gerçekten harika bir çalışma yapmışsın” deyip onu teşvik edip cesaretlendirmek, başını okşamak bile ona dünyaları vermekle eşdeğerdir. Çocuk aksi ve yanlış bir tutum gösterilip yanlış bir davranışa muhatap
olduğu zaman nasıl ki dünyasını yıkabiliyorsa, doğru bir tavırlada dünyaları kazanmış olması doğaldır. Çocuk, başardığını ve onaylandığını gördükçe daha fazla başarmak ve daha fazla onay ve övgü almak isteyecektir.
Böylece çocuk daha fazla özgüvene sahip olacak, daha yaratıcı ve daha toplumsal bir birey olarak yetişecektir.

Aile eğitiminden yararlanan aileler, çocuklarının her konuda kendilerini örnek alabileceklerinin idrakinde olurlar, onlara en doğru nasıl rehberlik edebileceklerini öğrenirler, çocuklarına hep yol gösterici olurlar ancak alacakları kararlar konusunda serbest bırakıp talep etme güdülerini canlı tutarlar. Şüphesiz böyle bir aile ortamında, Kabul gören yada benimsenmeyen davranışların sınırları bellidir. Dolayısıyla çocuk neyi, nerede ve ne zaman yapması veya yapmaması gerektiğinin farkındadır. Çünkü ev ve toplum kuralları,
çocuğa öğretilmiş ve benimsetilmiştir.

Aile eğitimi programlarından yararlanmış ve bunun önemine inanmış bir aile ortamında yetişen çocuk, hem davranış seçiminde kendini özgür görebilmekte, hem de engellenmesinden çekinmeden seçimleri hakkında anne ve babasına danışabilmekte, onlarla fikir alış verişinde bulunabilmektedir.

Araştırmalar, ailesi aile eğitimine katılan çocukların öğrenme başarılarının arttığını göstermektedir. Bu
sayede çocukların aidiyet duyguları gelişmekte, kendilerini okulun bir parçası olarak hissetmekte, okula karşı daha fazla pozitif tutum geliştirmekte, okuldaki aktivitelere katılımları, okul performansı ve okula olan
ilgileri artmakta, okula daha düzenli bir şekilde devam etmektedirler.

AİLE EĞİTİMİ PROGRAMLARININ AİLELER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Dünyadanın birçok yerinde farklı demografik özelliklere sahip ailelere yönelik farklı aile eğitimi programı uygulandığı görülmektedir.
Yapılanaraştırmalar, iş hayatının yoğun çalışma temposu içerisinde çalışan anne-babalarda oluşan aşın
yorgunluk ve çocuklara ayırabilecek zamanın olabildiğince sınırlı olması, göstermelikte olsa ayrılan zamanın etkin kullanılamayışı, çocuk bakımını annenin dışındaki bireylerin (özellikle kan bağı olmayan) üstlenmesi, bunun için evde bakıcının bulunması, eğer kanbağı olan birisi bakıyorsa çocuğu anne babayla paylaşmak
istememeleri, çocuğun her işinin korumacı bir tavırla bu kişiler tarafından yapılıyor olması, çocukla onun


seviyesine iinilerek paylaşımın az olması, anne baba olmak için fiziksel, ruhsal ve bedensel açıdan
hazırbulunuşluk seviyesinde bulunulmaması, anne babanın aralarındaki problemlerle çok fazla uğraşıyor olmaları ve bu problem yumağında çocuğu yok saymaları, çok fazla çocuğa sahip olunduğu için gerekli
ilginin gösterilmemesi, çocuk yaşta evlilikler, istenmeyen evlilikler, uyumsuz ve sürekli sorun yaşanan evlilikler gibi daha birçok nedenler aile eğitiminin vazgeçilemezliğini belirgin olarak ortaya çıkarmıştır.

Çocuğu yetişkinlerden ayıran birçok nitel ve nicel özellik vardır. Bu özellikler içinde en başta geleni çocuğun öğrenme güdüsüdür. Her çocuk Montessori'nin "emici zihin" diye adlandırdığı bir yetiye sahip olarak doğar. Kültür, töre, ülkü, duygu, davranış ve inançların "emilip" benimsenmesi, çocuğun doğumuyla altı yaşı arasındaki "emici zihin" döneminde gerçekleşir. Böylece zihinsel kapasite hızla artar.

Anne ve babaların kendi başlarına bireyler olmaları dolayısıyla içselleştirdikleri değer ve inançlarına göre değişik tutumları ve alışkanlıkları vardır. Anne baba tutumları; “demokratik tutum” ve “otoriter tutum”
olmak üzere iki başlık altında incelenebilir. sevgi, hoşgörü ve kabul etme demokratik tutum çerçevesinde, reddetmeyi de içeren ve sevginin ortaya koulamadığı, hoşgörüsüzlüğü kapsayan anne-baba tutumu ise otoriter tutumdur .

Aile eğitimi programlarının uygulanan aileler üzerindeki olumlu etkileri oldukça fazladır. Bir ailenin, eğitim seviyesi ve sosyo-ekonomik düzeyde ne olursa olsun, aile eğitimi sonunda çocuğunu karşılıksız ve koşulsuz sevmeyi, ona değer vermeyi, olduğu gibi kabul edip onaylamayı, aile bireyleri arasında güven ortamı oluşturmayı, yeri geldiğinde sabırlı ve ilgili olmayı öğrenecektir.


AİLE EĞİTİMİ PROGRAMLARININ ÖĞRETMEN VE OKUL ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Öğretmenler ve yöneticiler, erken çocukluk dönemi eğitim programlarında aileler ile iletişim ve etkileşim içerisinde olmanın bir ihtiyaç olduğunu bilmelerine rağmen okul aile işbirliği henüz olması gereken
düzeyde değildir. Aile katılımını artırmak için öncelikle bu katılımı engelleyen durumlar tespit edilmeli ve bu engellerin ortadan kaldırmasına odaklaşılmalıdır.
Okul aile işbirliğinin önemi, her geçen gün daha büyük bir ihtiyaç haline gelmesine rağmen bu konuda
öğretmenlerin de eğitilmeleri zarureti ortaya çıkmıştır. Aile katılımının önemi vurgulanmasına rağmen bunu pratiğe dökmek hiç de kolay değildir. Bu nedenle öğretmenler aile katılımı konusunda daha bilinçli hale
getirilmelidir. Çünkü aile katılımı konusunda öğretmenlerin yönlendirme ve ikna çalışmaları oldukça etkillidir.
Aile eğitim programları; programa katılan katılımcı sayısına ve programın uygulandığı ortama ve çevreye göre düzenlenen aile eğitimi programları şeklinde tanımlanmaktadır.
Programların uygulanacağı ortama ve çevreye göre düzenlenen aile eğitimi programları; ev merkezli, kurum merkezli, okul öncesi eğitimle bütünleştirilmiş aile eğitimi ve uzaktan öğretim yoluyla gerçekleşen aile
eğitimi yaklaşımları şeklinde uygulanan programlardır.

Ev merkezli aile eğitimi programları, okul öncesi eğitim kurumlarına devam edemeyen erken çocukluk dönemindeki çocukları olan ebeveynlere yönelik uygulanan programları olarak ifade edilebilir.

Kurum merkezli olarak yapılandırılan işlevsel aile eğitimi programlarının öngördüğü ailenin eğitimi, aile eğitim oturumlarıyla gerçekleştirilmektedir.
Okul öncesi eğitimide içerisina alan aile eğitimi programları, ev merkezli ve kurum merkezli aile eğitimi programlarının eş zamanlı bir şeklide uygulanması şeklinde düzenlenmektedir.


Hem ailelere, hem kuruma hem de öğretmenlere kısacası tüm paydaşlara yönelik pek çok olumlu etkileri ve kazanımları olduğu görülmektedir. Bu kazanımlardan en önemlileri şunlardır:
Ø Çocuğa uygulanan program, okulda ve evde eş zamanlı yürütülür.
Ø Eğitim kurumlarında ulaşılması planlanan bir amaç, ortam ve materyal değişikliği ile eve transfer edilmektedir.
Ø Bu program sayesinde anne-babalar özellikle ev ortamında, öz bakım ve aile ortamında görev, sorumluluk ve iletişim becerileri eğitimi alarak davranışlarını olumlu yönde değiştirmektedirler.
Ø Anne-babalar çocuğun ev ortamındaki uygun olmayan davranışlarını azalttıklarını ve uygun davranışlarını artırdıklarını ifade ediyorlar.
Ø Program, çocuğun bulunduğu okuldaki öğretmeni tarafından yürütülür, öğretmen gerektiği durumlarda evde anne-baba ve çocukla birlikte çalışabilir, evde çalışmasını gerektirmeyen
durumlarda ise, oluşturduğu iletişim dosyası ve telefon görüşmeleri ile anne ve babayla iletişim kurmaktadır.


Uzaktan öğretim yoluyla gerçekleştirilen aile eğitimi programlarında, uzaktan öğretim yöntem, teknik ve süreçlerinden olabildiğince yararlanılmaktadır.
Buprogramlar; mektupla öğretim, görsel-işitsel programlar, gerekli araç-gereçler, danışman öğretmenlerin görevlendirildiği çok araçlı öğretim, radyo ve
televizyon aracılığıyla öğretim ve evlere yapılan gezici eğitim sınıfı uygulamaları şeklinde yürütülmektedir. Diğer aile eğitimi modelleri yetersiz veya ailenin zaman ve mekân açısından sıkıntısı olduğu durumlarda devreye sokulabilecek bir modeldir.

Sonuç olarak, aile eğitimi programları yoluyla elde edilen kazanımlar çerçevesinde öğretmen ve okul üzerindeki etki ve yararlarını şu şekilde özetleyebiliriz:

Öncelikle öğretmenler, çocuğun eğitimine aile katılmı sayesinde çocuk hakkında daha ayrıntılı bilgiye
kolayca ulaşmakta, çocukların ilgilerini, özel gereksinimlerini, ev ortamında çocuğu etkileyen olumlu ve olumsuz değişimleri öğrenebilmekte, anne-baba ile kuracağı sağlıklı iletişim ile ebeveynlerin çocuklarına
ilişkin daha gerçekçi beklentiler oluşturmalarını ve ayrıca ailelerin çocuklarına karşı daha duyarlı olmalarını ve daha istikrarlı davranmalarını sağlarlar.


Öğretmen, aile katılımı sayesinde hem çocukları hem de anne-babaları daha yakından takip edip daha iyi tanıyabilmeekte, gerektiğinde sınıftaki ve okuldaki uygulamalarda anne babalardan edindiği bilgiler
sayesinde daha kolay bir şekilde başarılı olmakta, onları çocuklarının eğitimlerine katılma konusunda daha çok aktif hale getirebilmektedir. Anne babanın öğretmen ile sınıf ortamında birlikte olması, anne-baba
tarafından öğretmenin daha iyi anlaşılmasını sağlar.


[img=658x25]file:///C:/Users/TR/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image002.gif[/img]

1. Aşağıda verilenlerden hangisi, aile eğitim etkinliklerinin amaçlarından biri olamaz?
A) Ailelerde mevcut problemlerle başa çıkma becerisi geliştirme yerine, aileleri ihtiyaç duydukları konularda bilgilendirmektir.
B) Ailelere çocuklarını tanıma, çocuklarının gelişimini destekleme ve anne-babalıkla ilgili olumlu duygular geliştirme konusunda yardım olmaktır.
C) Anne babaların, çocuk yetiştirirken daha özverili, bebeklik, erken çocukluk ve okul öncesi dönemlere ait gelişim aşamaları gibi dönemsel özellikler hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamaktır.
D) Çocukların yaşları, cinsiyetleri, gelişim özellikleri ve ailesel değerler dikkate alınarak, aileleri daha bilinçli çocuk yetiştirmek için özel olarak hazırlanmış programlarla eğitmektir.
E) Hangi sosyoekonomik düzeyde olursa olsun, aileyi çocuğunu koşulsuz sevme, değer verme, kabul edip onaylama, ailede güven ortamı oluşturma, sevdiğini ve kabullendiğini söz ve davranış olarak aktarma, yeri geldiğinde sabırlı ve ilgili olma konularında eğitmektir.

2. Aileler, çocuk yetiştirme konusunda geleneksel tutumlardan uzaklaşmak için ne yapmalıdır?
A) Çocuklarını kendi doğrularıyla yetiştirmelidir.
B) Çocuğun yerine bazı görevleri üstlenmeli, ona karşı titiz davranmalıdır.
C) Çocuklarını tanıma, çocuklarının gelişimini destekleme ve anne babalıkla ilgili olumlu duygular geliştirme konusunda yardım almalıdırlar.
D) Anne babalar çocuklarına karşı bazen çok hoşgörülü, bazen katı, bazen demokratik bazen de vurdumduymaz davranmalıdır.
E) Aileler, çocuk eğitiminde tutarsız davranışların neler olduğunu öğrenmeli ve öğrendiklerini diğer aile bireylerine de öğretmelidir.

3. Aşağıdakilerden hangisi, demokratik ve güven verici bir ortamda yetişen bir çocuğun özellikleri arasında yer almaz?
A) Kendine ve çevresine saygılıdır.
B) Kendine karşı fikirlere saygı duyar.
C) Hoşgörülü, açık fikirli, anlaşılır ve uyumlu bir bireydir.
D) Fikirlerini serbestçe söyler ve fikirleri doğrultusunda hareket eder.
E) Kişilik ve davranışları açısından sorumluluk duyguları gelişmiştir ancak kurallara ve otoriteye karşı şartsız bağlıdır.

4. Tek çocuklu ailelerde yapılan en büyük davranış yanlışlığı aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
A)Daha otoriter davranma
B) Çocuğa boyun eğme davranışı
C) Sevecen ve hoşgörülü olma
D) Erken yaşta sorumluluk yükleme
E) Bazen demokratik bazen de vurdumduymaz davranma


5. Aile eğitim programları _ olmak üzere iki şekilde düzenlenmektedir.
Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) grup eğitimi ve birebir eğitim yoluyla
B) ev merkezli ve kurum merkezli
C) okul öncesi eğitimle bütünleştirilmiş aile eğitimi yaklaşımı ve uzaktan öğretim yoluyla aile eğitimi yaklaşımı
D) programa katılan kişi sayısına göre düzenlenen aile eğitimi programları ve programların uygulandığı ortama göre düzenlenen aile eğitimi programları
E) aile merkezli ve öğretmen merkezli


6. Grup eğitimi yoluyla yapılan aile eğitim programları ………………… programlardır. Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) ekonomik nedenlerden dolayı anaokullarına gidemeyen çocukların ailelerine yönelik uygulanan
B) aile nüfusu ortalama 10-12 kişiden oluşan ailelerin yasal olarak katılmak zorunda oldukları, uygulanacak programın gün ve saatlerin kurum tarafından düzenlendiği
C) sadece okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden çocukların anne-babalarına hem kurumda hem de evlerinde eğitim verilmek şeklinde uygulanan
D) anne-babalara özellikle ev ortamında, öz bakım ve ev becerileri eğitimi vererek onların davranışlarını olumlu yönde değiştirmeyi amaçlayan
E) herhangi bir eğitim kurumuna devam eden çocukların aileleri ile gruplar halinde uygulanan ve çocuklara birçok beceri ve kavramı öğretme yetisi kazandırmak için düzenlenen

7. Ev merkezli aile eğitimi programları, kimlere uygulanmaktadır?
A) Okulda karar verme sürecine dahil olan anne babalara uygulanmaktadır.
B) Anne-baba eğitimi modellerinin yetersiz kaldığı durumlarda uygulanmaktadır.
C) Okul öncesi eğitim kurumlarına devam etmeyen ya da devam edemeyen erken çocukluk dönemindeki çocukları olan ebeveynlere uygulanmaktadır.
D) Aile eğitim oturumlarıyla kalabalık ailelere uygulanmaktadır.
E) Okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden çocukların anne- babalarına hem kurumda hem de evlerinde eğitim verilmek şeklinde uygulanmaktadır.

8. Aşağıdakilerden hangisi, programların uygulandığı ortama göre düzenlenen aile eğitimi programları arasında yer almamaktadır?
A)Birebir eğitim yoluyla yapılan aile eğitim programları
B) Ev merkezli aile eğitimi programları
C) Kurum merkezli aile eğitimi programları
D) Okul öncesi eğitimle bütünleştirilmiş aile eğitimi yaklaşımı
E) Uzaktan öğretim yoluyla aile eğitimi yaklaşımı

9. Aşağıda verilen aile eğitim programlarının hangisinde, diğer eğitim programlarına göre daha pahalı olsa da ailelere çocuklarının en temel ihtiyaçlarının neler olduğu bilgisinin kazandırılması amaçlanmaktadır?
A)Okul öncesi eğitimle bütünleştirilmiş aile eğitimi programları
B) Programa katılan kişi sayısına göre düzenlenen aile eğitimi programları
C) Programların uygulandığı ortama göre düzenlenen aile eğitimi programları
D) Birebir eğitim yoluyla yapılan aile eğitim programları
E) Grup eğitimi yoluyla yapılan aile eğitim programları


10.I. Çocuğa uygulanan program, okulda ve evde aynı anda yürütülmektedir.
II. Eğitim kurumlarında gerçekleştirilmesi planlanan bir amaç, ortam ve materyal değişikliği ile eve transfer edilmektedir.
III.Bu program sayesinde anne-babalar özellikle ev ortamında, öz bakım ve ev becerileri eğitimi alarak davranışlarını olumlu yönde değiştirmektedirler.
IV.Anne-babalar çocuğun ev ortamındaki uygun olmayan davranışlarını azalttıkları ve uygun davranışlarını artırdıkları gözlemlenmektedir.
V. Program, çocuğun bulunduğu okuldaki öğretmeni tarafından yürütülmekte, öğretmen gerektiği durumlarda evde anne-baba ve çocukla birlikte çalışmakta, evde çalışmasını gerektirmeyen durumlarda ise, oluşturduğu iletişim dosyası ve telefon görüşmeleri ile anne ve babayla iletişim kurmaktadır.

Yukarıda verilen özelliklerden hangisi ya da hangileri, okul öncesi eğitimle bütünleştirilmiş aile eğitimi programlarının ailelere sağladığı kazanımlardandır?
A)I – III – V
B) I – II – III – IV – V
C) II – IV
D) Yalnız II
E) Yalnız V



Cevap Anahtarı 1.A, 2.C, 3.E,4.B, 5.D, 6.E, 7.C, 8.A, 9.D, 10.B

AİLELERLE ÇALIŞMA
Her birey belli bir genetik potansiyel ile doğar. Bu potansiyeli kullanma derecesi, çocuğun içinde bulunduğu çevre tarafından çocuğun gelişimine verilen destek ile doğru orantılıdır. Bu bağlamda, çocuklara zengin uyarıcılar ile dolu bir çevre ortamı sunma noktasında anne babalara çok iş düşmektedir.
Çocuğun gelişimi, çevresiyle olan etkileşimi ile doğru orantılıdır. Aileler, çocukların içinde bulundukları durumda onların nasıl desteklenmesi gerektiğini bilirlerse buna en uygun olan tutumu sergileyebilirler.
Ebeveynlerin erken çocukluk döneminde çocuklarına karşı gösterdikleri tutumlar, çocuklarının kişiliklerinin oluşmasında oldukça etkilidir. Aile içerisinde iyi bir iletişimin olması için ilk olarak ebeveynlerin çocuklarını fiziksel, ruhsal ve sosyal açılardan çok iyi tanıması gerekir. Böylece, çocuğunun hangi konuda, ne kadar ve nasıl rehberliğe ihtiyacı olduğunu bilir ve ona göre davranır. Erken çocukluk döneminde çocukların
gelişimlerinde hayatlarının büyük çoğunluğunu beraber geçirdikleri ve model aldıkları annebabalarının yeri büyüktür. Bu dönemde aileleri tarafından desteklenen çocuklar duygusal, sosyal, fiziksel, bilişsel ve dilsel olarak sağlıklı gelişme gösterirler.

Ailelerle çalışma, okul ile aile arasındaki çok boyutluluğa dayalı her türlü ilişki, iletişim ve etkileşim örüntüsü olarak tanımlanabilir. Ailelerle çalışma bir süreç olarak ele alındığında, annebabaların ev ve okul
ortamındaki eğitim süreçlerine çeşitli etkinlikler aracılığıyla dâhil olma sürecidir.

Aile çalışmaları, ilk zamanlarda sadece annenin okul öncesi eğitim kurumu çalışmalarında yer alması olarak değerlendirilirken daha sonra babaların da bu çalışmalara katılımı teşvik edilmiş, son dönemde ise ailenin
tüm fertlerinin katılımı önem kazanmıştır.

Aile çalışmalarında tanımlanması gereken ilkeler vardır. Bunlar;
Ø Tüm ebeveynler belirli bir etkililik gücüne sahiptirler ve katkı sağlayabilirler.
Ø Her ebeveyn çocuğun eğitimi açısından önemli ve anlamlı bir bakış açısına sahiptir.
Ø Tüm ebeveynler çocuklarını önemserler.
Ø Ebeveynlerin yokluğu çocukların önemsenmeyeceği anlamına gelmemelidir.


Öğretmen, okula karşı olumsuz deneyim ve tutumlara sahip ebeveynlerin de var olabileceğini göz önünde bulundurarak istekli ve kararlı uygulamalarla ailelerin eğitim sürecine katılımlarını sağlaması önemlidir.
Ancak, öğretmenlerinde bu süreçte ailelerle sağlıklı iletişim ve ilişkilerin kurulabilmesi için birtakım yeterliliklere sahip olması gereklidir.
Aile çalışmaları için geliştirmesi gereken beceriler şu şekilde sıralanabilir;
Ø Ailelerin düşüncelerine, kararlarına, değerlerine saygı göstermek
Ø Empati kurabilme ve aileye saygılı olmak
Ø Ev ve okul arasında güçlü bir iletişim kurmak
Ø Aileye karsı önyargılı davranmamak
Ø Aileyi çocuklarının gelişim ve eğitimleri konusunda yararlanabilecekleri diğer kaynaklar (kişi, kurum, yayınlar vb.) hakkında bilgilendirmek
Ø Farklı iletişim tekniklerini kullanmak
Ø Gerektiği zaman diğer topluluklarla iş birliği yapmak


Etkin ve verimli aile çalışmaları için:
Ø Aileleri dinlemek: Ailelerin öğretmene danışabileceği onunla iletişim kurabileceği uygun bir zaman belirlenmelidir. Ebeveynlerin çocukları ile ilgili birçok konuda öğretmenin desteğine, rehberliğine, önerilerine ihtiyaç duyabileceğini göz önünde bulundurarak, öğretmen bu konularda onları
dinlemeye açık olduğunu göstermelidir. Bu zaman dilimi öğlen araları, okul sonrası, ev ziyaretleri, aksamları telefon görüşmesi seklinde olabilir.
Ø Annebabalara çocuklarının önemsediğini ve saygı duyulduğunu göstermek: Ailelerin okulda
[align=justify][size=medium][font=Arial, sans-seri
 
Üst