VİZE-FİNAL İktisada Giriş 1 Vize-Final Ders Notu


Editör

Administrator
Yönetici
İKTİSADA GİRİŞ 1

İKTİSADIN TANIMI VE TEMEL KAVRAMLARI

İKTİSAT: Toplumun siyasi gerçekleri, karar verme mekanizmaları ve sosyal gelenekleri veri iken sonsuz olan istek ve arzularımızı kıt kaynaklarla nasıl koordine edeceğini inceleyen daldır.

JACOB VİNER: İktisadı ‘’ İktisatçıların yaptığı iş’’ olarak tanımlar.

ALFRED MARSHALL: İktisadın ilkeleri adlı eseri vardır.

LİONEL ROBBİNS: İktisat Bilimin Yapısı ve Önemi adlı eseri vardır.

KITLIK: Temel iktisadı sorundur ve isteklerimizin bu istekleri tatmin etmek için kullanabileceğimiz sınırlı kaynaklardan fazla olması durumudur.

İSTEK: İnsanların sınırsız gelirleri olması durumunda satın alabilecekleri şeylerdir.

FIRSAT MALİYETİ: Bir şeyi elde etmek için veya bir isteği tatmin etmek için vazgeçilen en iyi alternatiftir.

İHTİYAÇ: Sınırlı gelirle tatmin etmek istenen duygulardır.

MALLAR: Bireylerin tatmin ve mutluluk elde ettiği tüm nesnelerdir.

SERBEST MALLAR: Elde edilmesi için bir zahmete gerek duyulmayan ve fiyatı olmayan mallardır.

İKTİSADİ MALLAR: Sıfır fiyatla bile, talep edilen miktarı, arz edilen miktardan fazla olan mallardır.

TÜKETİM MALI: Tüketiciler tarafından isteklerin karşılamakta doğrudan kullanılan mallardır.

ÜRETİM(SERMAYE/YATIRIM) MALI: Diğer üretici malları yada tüketici malları üretiminde kullanılan mallar.

DAYANIKLI MAL: Düzenli olarak kullanıldığında en az 3 yıl fayda sağlayan mallardır.

DAYANIKSIZ MAL: Tüketiciler tarafından isteklerini karşılamakta doğrudan kullanılan ve kullanıldığında yok olan mallardır.

HİZMETLER: Tüketicilere satın alınan fiziki veya zihinsel emek veya yatırımdır..( Diş Hekimi,Avukat, Eğitimciler..)

TÜKETİCİ: İsteklerin tatmin etmek için mallar ve hizmetleri kullanan insanlar.

FAYDA: Bir kişinin bir malın tüketiminden elde ettiği doyumdur.

NOT:Herhangi bir mal veya hizmetin değeri o malın ve hizmetin fırsat maliyeti cinsinden ölçülür.

ÜRETİMİN TEMEL UNSURLAR:*** Girdilerin çıktıya dönüştürülmesi

*** Farklı girdilerin bir bileşimi olarak çıktıdır.

ŞEKİL FAYDASI: Malların kimyevi ve fiziksel yapılarının değiştirilmesi.

YER FAYDASI: Malların daha çok bulunduğu bir yerden daha az bulunduğu bir yerden taşınması.

ZAMAN FAYDASI: Malların en fazla istenildikleri zaman hazır bulunmaları.

MÜLKİYET FAYDASI: Malları onlara en fazla değer atfeden kişiye ulaştırmak ile yaratılır.

ÜRETİM FAKTÖRLERİ:*** Emek *** Toprak ***Sermaye *** Girişimcilik

TOPRAK: Mal ve hizmet üretiminde kullanılan fabrika arazisi, doğal minareller, iklim,su gibi doğal kaynaklardır.

EMEK(İŞ GÜCÜ) : Mal ve hizmetleri üretmek için kullanılan insanların fiziki ve zihinsel çabalardır.

SERMAYE: Mallar ve hizmetlerin üretiminde kullanılan makine ve ekipman gibi unsurlardır.

RANT: Toprağın kullanımı karşılığında yapılan ödemedir.

ÜCRET: Emek hizmetleri karşılığı yapılan ödemelerdir.

FAİZ: Sermayenin kullanılması sonucu yapılan ödemedir.

GİRİŞİMCİLİK: Üretim faktörlerini mal ve hizmet üretmek için bir araya getiren ve bunun için risk üstlenen ve karşılığında da kar elde eden insan işlevidir.

İKTİSADIN YÖNTEMİ: *** Gerçek yaşamla ilgili gözlemler yapılır.

*** Neden-sonuç ilişkilerine bir açıklama getirilir.

*** Açıklamanın ne kadar geçerli olduğunu belirlemek için, formüle edilen açıklama, belli olayların sonuçları ile bu olaylara ilişkin hipotezden kestirilen sonuçlar tabi tutulur.

*** Hipotez gerçeklerle sürekli olarak teste tabi tutulur ve eğer hipotezin geçerli olduğu yönünde bulgular elde edilirse hipotez o teoriye dönüştürülür.

NOT:İktisatta teori oluşturulurken kullanılan en önemli kavram CETERİS PARİBUS kavramıdır.

CETERİS PARİBUS(DİĞER DEĞİŞKEN ŞEYLER):
İki değişken arasındaki ilişkiyi analiz ederken, diğer değişkenlerin sabit varsayıldığı analiz aracı.

TERKİP HATASI: Birey için iyi yada doğru olan bir şeyin toplum içinde iyi veya doğru olacağı biçimindeki yanlış görüşü ifade eder.

NEDENSEME YANLIŞLIĞI: Olayların zamanlaması nedeniyle yapılan neden-sonuç ilişkisine dair değerlendirme hatalarını içerir.

İKTİSADIN BÖLÜMLERİ:

EKONOMİ:
Kıt olan kaynakları alternatif kullanım alanları arasında dağıtan bir mekanizmadır.Bu mekanizma sayesinde ‘’ne- nasıl- kimler’’ için üretilecek sorularının yanıtını bulmaya çalışılır.

MİKRO İKTİSAT: Ekonomideki piyasalar ve bireysel karar birimlerinin incelenmesi.

MİKRO İKTİSADIN KONULARI:Miili gelir, para, bankacılık, enflasyon, ekonomik büyüme….

MAKRO İKTİSAT: Ekonominin işleyişinin bir bütün olarak incelenmesi.

POZİTİF İKTİSAT: Ne olduğu ile ilgilidir.Gerçekler ve neden-sonuç ilişkileri üzerine odaklanır.Değer yargıları içermez.

NORMATİF İKTİSAT: İktisadi olaylardan ne olması gerektiğinin incelenmesidir.

NOT:Pozitif iktisatta gerçekler önemliyken, Normatif iktisatta değer yargılarını kullanmak gereklidir.

ÜRETİM İMKANLARI(MODELİN VARSAYIMLARI):

***
Tüm üretim faktörlerinin miktarı sabittir.

*** Tüm kaynaklar tam olarak kullanılmaktadır.

***Varolan teknoloji değişmemekte ve aynı kalmaktadır.

*** Ekonomide bir üretim malı, diğeri de yüksek teknolojili dayanıklı tüketim malı olmak üzere iki mal üretilmektedir.

ÜRETİM İMKANLARI EĞRİSİ: Sabit teknoloji ve tüm kaynakların kullanılması ile üretilebilecek tüm olası mal üretim bileşimlerini gösteren eğridir.

*** Üretim imkanları eğrisinin üzerindeki noktalar ekonominin TAM İSTİHDAM olduğunu,

*** Altındaki noktalar ekonomide EKSİK İSTİHDAMIN olduğunu(İŞSİZLİK),

*** Eğrinin dışında kalan noktalar ise MEVCUT KAYNAKLARLA ULAŞILAMAYACAK NOKTALARI ifade eder.

NOT:Üretim imkanları eğrisinin orjine göre iç bükey olmasının sebebi ARTAN FIRSAT MALİYETİ’dir.

ARTAN FIRSAT MALİYETLERİ YASASI:
Bir mal daha fazla üretildikçe, o malın fırsat maliyetinin artmasıdır.

ERİŞİLEBİLİR BÖLGE: Eğri üzerinde ve altında kalan noktalardan oluşan bölgelerdir.

ERİŞİLEMEZ BÖLGE: Eğrinin üzerinde yer alan noktalardan oluşur.

AZALAN MAL MİKTARI: Diğer malın miktarındaki artışın fırsat maliyetidir. İktisadi büyüme sonucunda üretim imkanları eğrisi dışa doğru kayar. Bu tür bir kaymaya üretimde kullanılan kaynakların artması yada teknolojik gelişme sonucunda olur.

İKTİSADİ BÜYÜME: Bir ekonominin üretken kapasitesindeki artışa denir.

ÜRETİMDEKİ ETKİNLİK: Mevcut kaynaklar ve teknoloji ile maksimum çıktının üretildiği durum.

ÜRETİMDE ETKİNSİZLİK: Mevcut kaynaklar ve teknoloji ile maksimum çıktının üretildiği durumdur.Üretimde etkinlik gerçekleşmezse, bir maldan, diğerinin miktarı azaltılmadan daha fazla üretilebilir.

TEKNOLOJİ: Bir toplumun mal ve hizmetleri nasıl üreteceği konusunda kullanabileceği bilgi havuzudur.

İKTİSADİ SİSTEM: İktisadi sorunun çözümü için, bir ekonominin organize edilme biçimi.Hangi malların ‘’ne kadar,nasıl ve kim için’’ üretilir sorularını sorar.

SOSYALİST SİSTEM: Devlet büyük ölçüde kaynakların mülkiyetine sahiptir yani kolektif mülkiyet vardır ve iktisadi karar verme sürecinde merkezi iktisadi plan belirleyici rol oynar.

KARMA İKTİSADİ SSİSTEM:İktisadi sorunun çözümünde kapitalizm ile sosyalizmin bir bileşimini yansıtan sistemdir.

SOSYALİZM: Üretim faktörlerinin kollektif mülkiyetinin ve gelir dağılımını eşitleme girişimlerinin olduğu bir iktisadi sistem.

KARMA EKONOMİ: Piyasa sistemi ile merkezi planlama sisteminin belli bir bileşimi olan iktisadi sistemdir.

KARMA İKTİSADİ SİSTEM DE DEVLETİN GÖREVİ: Ekonomik yaşamın yasal çerçevesini belirlemektedir.

KAPİTALİZM: Serbest girişim ve özel mülkiyet haklarının olduğu ve iktisadi kararların piyasa sistemi içerisinde gerçekleştiği bir iktisadi sistem.

ARZ,TALEP VE PİYASA DENGESİ ÜNİTE 2

TALEP YASASI: Diğer değişkenler sabitken(ceterisparibus) yüksek fiyat düzeylerinde talep edilen mal ve hizmet miktarının daha düşük veya daha düşük fiyat düzeylerinde tüketicilerin mal ve hizmet talebinin daha yüksek olacağını ifade eder.

TALEP EDİLEN MİKTAR: Tüketicilerin satın almaya niyetli ve satın alma gücüne sahip oldukları miktar.

TALEP SEDÜLÜ: Diğer faktörler sabitken,talep edilen ürünün fiyatı ile miktarı arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır.

TALEP EĞRİSİ: Ürünün fiyatı ile talep edilen miktar arasındaki ilişkiyi ortaya koyan grafik.

NOT:Talep eğrisi malın fiyatının değişmesi sonucu ortaya çıkan gelir ve ikame etkileri nedeniyle azdan eğime sahiptir.

PİYASA TALEP EĞRİSİ:
Diğer değişkenlerin sabit olduğu varsayımı altında, bir malın fiyatındaki değişmelerin talep edilen miktarda yaratacağı ters yönlü değişmeleri ortaya koyar.

NOT:Talep eğrisi talep yasasından dolayı NEGATİF EĞİMLİ’dir.

TALEBİ FİYAT DIŞINDA ETKİLEYEN FAKTÖRLER

*** Gelir *** Malla ilişkili malların fiyatı *** Zevk ve tercihler *** Beklentiler *** Alıcıların sayısı

NORMAL MAL: Diğer değişkenler sabitken, gelir artışı durumunda talebi de artan mallara denir.

DÜŞÜK MAL: Gelir artışı durumunda talebi azalan mallardır.(Patates)

İKAME ÜRÜNLER: Eğer bir ürünün fiyatındaki bir düşüş diğer ürünün talebinde azalışa neden oluyorsa bu iki ürünün ikame ürünler oldukları söylenir.

NOT:Malın fiyatı arttığında talebi artarken, fiyatı azaldığında talebi azalır.(İkame)

TAMAMLAYICI ÜRÜNLER:
Bir ürünün fiyatındaki düşüş diğer malın talebinde artışa neden duyarsa bu iki ürünün tamamlayıcı ürünler oldukları söylenir.

NOT:Malın fiyatı azaldığında talebi artarken, arttığında talebi azalır.(Tamamlayıcı)

ARZ SEDÜLÜ:
Diğer faktörlerin sabit olduğu varsayımı altında, mal ve hizmetin fiyatı ile üretilecek miktarı arasındaki ilişkiyi gösteren tabloya denir.

ARZ KANUNU: Diğer değişken sabitken, bir malın fiyatındaki artış arz edilen miktarında artışa ve fiyattaki azalış ise arz edilen miktarda azalışa sebep olur. Fiyat ile arz edilen miktar arasındaki bu doğrusal(pozitif) ilişkiye denir.

ARZ EĞRİSİ: Bir malın fiyatı ile arz edilen miktarı arasındaki pozitif ilişkiyi ortaya koyan grafik.

PİYASA ARZ EĞRİSİ: Diğer değişkenlerin sabit olduğu varsayımı altında, bir malın fiyatındaki değişmenin arz edilen mal miktarındaki aynı yönlü değişikliği ifade eder.

NOT:Piyasa arz eğrisi bireysel arz eğrisinin yatay toplamından elde edilir.

BİREYSEL ARZ EĞRİSİ:
Farklı fiyat-miktar ilişkisi kullanılarak elde edilen eğridir.

FİYAT DIŞINDA ARZ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

***
Girdi fiyatlarındaki değişmeler *** Teknolojik değişmeler

*** Beklentiler *** Vergi ve sübvansiyonlar

*** Üretici(satıcı) sayısındaki değişmeler

NOT:Herhangi bir malın veya hizmetin piyasa dengesi, o mal veya hizmetin piyasa arz ve talep eğrilerinin kesiştiği noktada oluşur.

PİYASA DENGE TALEBİ:
Talep edilen mal miktarını arz edilen mal miktarına eşitleyen fiyat.

PİYASA DENGE MİKTARI: Denge fiyatında arz ve talep edilen mal miktarıdır.

TALEP, ARZ ESNEKLİKLERİ VE UYGULAMALARI ÜNİTE 3

ESNEKLİL ÖLÇÜMÜ: Piyasa dengesinde değişikliğe sebep olacak faktörlerdeki değişmelerin denge de ne kadar değişikliğe sebep olacağı, özelliklerde bireylerin bir malın fiyatında veya fiyat dışı değişimlere yüzde olarak ne kadar reaksiyon göstereceğini nicel olarak görmemizi sağlar.

NOT:CeterisParibus varsayımı altında, bir malın fiyatındaki bir artış o malın talep edilecek miktarında azalmaya sebep olur ve bundan dolayı da talep eğrisinin eğimiNEGATİFTİR.

TALEBİN FİYAT ESNEKLİĞİ:
Malın talep edilecek miktarının fiyat değişimlerine yüzde olarak ne kadar tepki göstereceğini ortaya koyar. Talep edilen miktardaki yüzde değişimin fiyatındaki yüzde değişimine orandır.

TALEP ESNEKLİĞİ ETKİEYEN UNSURLAR

***
Lüks mallar zorunlu mallara göre daha esnek talebe sahiptir.

*** Yakın ikamesi olan malların yönelebilecek olması nedeniyle yakın ikamesi olmayan mallara göre daha esnektir.

*** Dar anlamda tanımlanan piyasalardaki malların talebi geniş anlamda tanımlanan piyasalara göre daha esnektir.

MALLARIN TALEBİ: Uzun dönemde kısa döneme göre daha esnektir.

Zorunlu mal ve hizmetlerin talebi:İnelastiktir, lüks mallar ise esnektir,yakın ikamesi olan malların talebi esnektir.

NOT:Doğrusal talep eğrisinin tam orta noktasında talebin fiyat esnekliği ‘’bir’’ e eşittir.

****Orta noktanın sol üst kısmında kalan kısmında talep esnekliği birden büyük(ESNEK) ve sağ alt kısmında kalan kısmında ise talep esnekliği birden küçüktür.
(İNELASTİKTİR)

**** Fiyattaki azalışlar toplam geliri artırır.

****Fiyattaki artışlar toplam geliri azaltır.

****Fiyattaki arzular toplam geliri artırır.

****Fiyattaki azalışlar ise toplam geliri azaltır.

**** Talebin esnek olması durumunda fiyat indirimleri, inelastik olması durumunda ise fiyat artışları toplam gelirin artmasına sebep olur.

**** Talebin İnelastik olduğu durumlarda fiyattaki artışlar toplam gelirin artmasına, talebin esnek olması durumunda ise fiyattaki artışlar toplam gelirin azalmasına sebep olur.

TALEBİN GELİR ESNEKLİĞİ:
Gelirdeki değişme durumunda tüketicinin talep edeceği mal miktarının ne kadar değişeceği mal miktarının ne kadar değişeceğini gösterir ve talep edilen mal miktarındaki yüzde değişmenin gelirdeki yüzde değişmeye oranı olarak ifade edilir.

NOT:Talebin gelir esnekliği normal mallar için POZİTİF, düşük mallar için NEGATİFTİR.

ÇAPRAZ TALEP ESNEKLİĞİ:
Y malının fiyatındaki yüzde değişmenin X malının talep edilen miktarında ne kadarlık değişmeye sebep olacağını gösteren bir katsayıdır.

NOT:İkame mallar için çapraz fiyat esnekliği POZİTİF, tamamlayıcı mallar için çapraz talep esnekliği ise NEGATİFTİR.

ARZ ESNEKLİĞİ:
Fiyattaki yüzde değişimlerin arz edilecek mal miktarında meydana getireceği yüzde değişimin ne kadar olacağını gösterir ve işareti arz kanunundan dolayı POZİTİFTİR.

ÜRETİM FAKTÖRLERİNİN MEVCUDİYETİ:
Teknoloji ve zaman arz esnekliğini etkileyen temel faktörlerdir.Arz esnekliği uzun dönemde kısa döneme göre daha BÜYÜKTÜR.

ARZ ESNEKLİĞİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER:

***
Üretim faktörlerinin(girdilerin) mevcudiyeti

*** Teknoloji *** Zaman

TÜKETİCİ VE ÜRETİCİ TERCİHLERİNİN TEMELLERİ ÜNİTE 4

RASYONEL DAVRANIŞ: Bir iktisadi birimin tercih yapması ve karar alması gerektiğinde, kendi hedefine uygun biçimde hareket etmesidir.

MARJİNAL ANALİZİ: Mevcut koşullar değiştiğinde ortaya çıkacak yeni durumun nasıl değiştiğinin incelenmesidir.

FAYDA: Ölçmek ‘’Util’’ adı verilen bir birim yada doğrudan parayı kullanmışlardır.

ORDİNALİSTLER: Diğer tarafta ise faydanın ölçülemeyeceğini ve yalnızca sıralabileceğini ileri süren ordinalistler vardır.

MARJİNAL FAYDA: Belirli bir dönemde bir maldan bir birim daha fazla tüketilmesi sonucu toplam faydada meydana gelen ek değişmedir.

AZALAN MARJİNAL FAYDA: Bir malın ilave miktarları tüketildikçe bu tüketimin sağlayacağı ek faydanın (marjinal faydanın) giderek azalacağı ilkesidir.

FAYDA MAKSİMİZASYONU KURAL: Bir mal için harcanan bir birim paranın marjinal faydasını bir başka mala harcanan bir birim paranın marjinal faydasına eşitleyen mal bileşimlerinin tercih edilmesi ile elde edilen faydanın maksimum olacağını ifade eden kurallardır.

TÜKETİCİ DENGESİ: Tüketicinin belli şartlarda en yüksek fayda düzeyini sağladığı durum.

TÜKETİCİNİN AMACI: Mal ve hizmet tüketerek en yüksek fayda düzeyini sağlayan mal bileşimlerini seçmektir.

ÜRETİM: İnsanların ihtiyaçlarını dolaylı yada doğrudan karşılayacak mal ve hizmetleri meydana getirme çabasıdır.

FİRMA: Üretimi gerçekleştiren ve bunların satışı konusunda karar veren ekonomik birimdir.

İMALAT: Hammadde ve yarı mamullerin üretim süreci sonunda şeklini değiştirerek, yeni bir mamul elde edilmesi sürecidir.

ÜRETİM FONKSİYONU: Belirli bir dönemde kullanılan alternatif girdi bileşimlerinin olası maksimum çıktı ile ilişkilendirilmesidir.

SABİT GİRDİLER: Ürün miktarındaki değişme karşısında bir süre için miktarı değişmeyen girdilerdir.

DEĞİŞKEN GİRDİLER: Arzu edilen üretim düzeyine göre miktarı değişen girdiler.

KISA DÖNEM: Üretim faktörlerinden sadece bir tanesinin değiştirilmesine olanak tanıyan süredir. Kısa dönemde sadece değişken girdiler değiştirilir. Sabit girdiler değiştirilemez.

TOPLAM FİZİKİ ÜRÜN: Değişken girdi miktarının arttırılmasına bağlı olarak elde edilen çıktıdır.

AZALAN VERİM YASASI: Diğer üretim faktör miktarları sabitken, bir üretim faktörünün üretimde kullanılan miktarının arttırılması durumunda, her ilave birimin sağladığı ürün miktarının azaldığını ifade eden ilişkidir.

MARJİNAL FİZİKİ ÜRÜN: Emek miktarındaki bir birimlik değişmenin toplam ürün miktarında meydana getirdiği değişmedir.

ORTALAM FİZİKİ ÜRÜN: Bir birim emek için elde edilen ürün miktarıdır.

ÖLÇEĞİN VERİMİ: Faktörlerinin (girdilerin) aynı oranda arttırılması durumunda, ürün miktarının hangi oranda değişeceğini ifade eden bir ölçüttür. Ölçeğin verimi 3 şekildedir.

***
Girdilerdeki artış oranı ile üretimdeki, çıktıdaki değişim oranı aynı ise ölçeğe göre SABİT VERİM söz konusudur.

*** Üretim faktörlerindeki artış, oransal olarak üretimdeki artıştan yüksek olursa bu durumda ölçeğe göre AZALAN VERİMlerden bahsederiz.

ÖLÇEĞE GÖRE ARTAN VERİMLİLİK: Üretimdeki artış, oransal olarak girdilerdeki artıştan daha yüksektir.

MARJİNAL ÜRÜN DEĞERİ:Bir girdinin marjinal fiziki ürünü ile ürünün piyasa fiyatının çarpımı sonucu bulunur ve marjinal ürünün satışı sonucu elde edilecek geliri gösterir.
 
Üst